Sözlü Çevirmenlik

Sözlü Çevirmenlik

SÖZLÜ ÇEVİRİ VE TÜRLERİ SÖZLÜ ÇEVİRMENLİK Sözlü çevirmenlik, toplumun ve kamunun her kesiminde yapılan kaynak dilden hedef dile, hedef dilden kaynak dile konuşarak çevrilen bir çevire türüdür. Bu çeviri türünde çok fazla çeşitlilik olup ortam ve diller değişse bile özünde kural olarak hepsi ardıl çeviri ana başlığı altına girmektedir. Bunların en önemlileri sırasıyla; Sözlü çeviriler yöntemine ve ortamına göre çeşitlilik göstermesine rağmen özünde şekil ve uygulama açısından tektir. Noterlerde Sözlü çevirmenlik uygulaması; Türkiye’de noterlerde T.C. vatandaşlarının yaptığı noterlik işlemlerinin aynısını yabancı uyruklular da yapabilirler. Örneğin, aynı şekilde yabancı uyruklular Türkiye’de herhangi bir noterde vekaletname veya muvafakatname verebilir. İş sözleşmesi veya diğer sözleşme ve işlemleri yaptırabilirler. Bunun için nasıl Türk vatandaşları noterde işlem yaptırırken kimlik belgeleriyle notere gidiyorlar ise yabancı uyruklular da noterlerde işlem yaptırmaya giderken yanlarına Türkçeye çevrilmiş uluslararası pasaportları veya varsa Türkiye’den alınmış ikamet belgelerini götürüp noterliğe ibraz ederek işlem edebilirler. Bilindiği gibi dünyada her ülk...


İşaret Dili Çevirmenliği

İşaret Dili Çevirmenliği

İşaret Dili-Türk İşaret Dili Berhan Levent BIYIKOĞLU1   Her insan bir birey olarak doğar, doğumlarıyla otomatikman bir topluluğunda üyesi olurlar. Yeni doğan birey için topluluk, yakınındaki diğer bireylerdir; annesi, babası, kardeşleri yani ailesidir. Aileler ise yaşadıkları coğrafya ve diğer fiziki şartlara göre, diğer ailelerle daha büyük ölçekte topluluklar oluştururlar. Yeni doğan bireyin ihtiyaçları vardır, duygu ve düşüncelerini ihtiyaç ve isteklerini yakınındakilere aktarmak, onların duygu ve düşüncelerini de bilmek ister. İnsan olabilmek için düşünebilme ve düşündüğünü aktarabilme yeteneğinin olması şarttır. İnsan çevresi ile kurduğu iletişimle bir bireydir ve toplumun da bir üyesidir. Bunun için yaşanılan toplumun oluşturduğu lisanı bilmek gerekir. Ancak taklit yolu ile tekrarlar yapılarak lisan öğrenilir. Çevresindeki konuşmaları takip eden, söylenenleri taklit yolu ile tekrar eden yeni doğan bebek lisanı kazanma sürecine girer. Lisan öğrenmenin ilk şartı işitmedir. İşitme, kulak tarafından sesin algılanmasıdır. Yeni doğan bebek çevresindeki sesleri fark etmeyi, yönünü tayin etmeyi ve farklılıklarını belirlemeyi öğrenmelidir. En son olarak konuşma yeteneği ...


Fatih Öz

Fatih Öz

Başkan Yardımcısı